Vedat FETAH Kimdir?

Ege Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığı bünyesinde kampüs güvenlik sistemleri yöneticisi olarak çalışma hayatıma devam ediyorum. Günlük yaşamda teknoloji ağırlıklı karşılaştığım ve beğendiğim yazıları paylaşmak amacıyla bu bloğu oluşturdum. Umarım birilerinin bilgilenmesini sağlar.

Halen Çalışmakta Olduğum Yer

Halen Ege Üniversitesi Uluslararası Bilgisayar Enstitüsü Binasında Bilgi İşlem Daire Başkanlığın'da çalışmaya devam etmekteyim.

Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2016 Çarşamba

Propolisi Kullanarak İnsanları Zehirlemek!!!

Bugün bir eczaneye yolum düştü. Bankın üzerinde Procap isimli bir ürünün broşürünü gördüm. Propolis kelimesini görünce alıp incelemeye koyuldum. Ürünün içerikleri büyük harflerle ballandıra ballandıra anlatılmış ama karınca duası gibi yazılan içerikler kısmında Glikoz Şurubunu görünce bir anda sinirlendim. 
Arkadaş bağışıklığı desteklemek için yaptığın şeyin içerisine neden bu zehiri koyarsın? 
Glikoz şurubunu özetlemek gerekirse: Kanser, obezite, hormon bozukluğu, şeker hastalığı, bunama, hipertansiyon, kalp, böbrek yetmezliği gibi birçok rahatsızlığa sebep olan glikoz şurubu hayatımıza girdiğinden bu yana bebek mamaları-bisküvilerinden tutun yaş pastalara kadar her türlü hazır tatlı gıdanın içinde yoğun şekilde yer alıyor. Konuyla ilgili uzman görüşlerinin yer aldığı referansları aşağıda veriyorum ilgilenenler bakabilir. Ayrıca aşağıdaki videoda konu ile ilgili bir haber videosu bulunmaktadır.




Glikoz şurubunun zararlarını anlatan siteler:

1. http://www.bilim-teknoloji.com/olumcul-zehir-glikoz-surubu/
2. http://hastaliktasagliktagelismelerhaberler.blogspot.com.tr/2013/04/etikette-glikoz-surubu-yazan-urunleri.html

8 Kasım 2010 Pazartesi

Sonunda.Sanırım Sorunuma Yanıt Buldum...

Başdönmesi, vertigo, kulak çınlaması, tinnitus, meniere hastalığı

Başın konumu, hareketleri, tüm vücudumuzun ve gözlerimizin koordinasyonu ile pozisyon duyusu oluşur. Yeryüzündeki konumumuzu algılamamızı sağlayan bu duyuyu iç kulak ve bağlantılı beyin yapısı (vestibüler yapı) sağlar.İç kulak ve beyin bağlantısı ve beyinde gelişen durumlar başdönemsine neden olur. Hasta çok iyi dinlendiğinde ve muayene edildiğinde beyin ve iç kulağa gelen sinirlerden kaynaklı (tümör, beyin kanaması veya damar tıkanıklığı, multipl sklereoz vd.) baş dönmesi ayırt edilebilir. Ayrıca tansiyon düşüklüğü, kan şekeri düşüklüğü veya kalpten kaynaklı baş dönme hisleri de ayırt edilebilir. En sık rastlanan ise iç kulak kaynaklı baş dönmeleridir. Bu baş dönmelerinde hastanın etrafı döner veya yer altından kayar. Beraberinde bulantı kusma eşlik eder. Hastanın çevresini ve hareketini algısı tamamen bozulduğu için çok kötü hisseder. Çoğunlukla beyin kanaması mı geçiriyorum korkusu eşlik eder. Tam tersi beyinden kaynaklı baş dönmeleri ile karşılaştırıldığında çok daha rahatsız verici olan bu tablo iyi huyludur. Genelde ani pozisyon değişikliği ile başlar ve hasta hareketsiz kaldığında azalır. Günler içinde düzelir. Yaşamın ilerleyen dönemlerinde tekrarlama olasılığı yüksektir. 

12 Şubat 2008 Salı

Vüducudunuzu 3D Tanıyın...

Visible Body:
Vücudunuzda sanal bir gezintiye çıkmaya ne dersiniz? Hem üç boyutlu hem de ücretsiz...
Visible Body sitesi ile vücudunuz içinde etkileyici bir gezinti turuna çıkabilirsiniz - doğrudan tarayıcınız ile.

Üç boyutlu, anatomik açıdan birebir aynı olan canlandırma, Internet Explorer'a eklenti olarak yükleyeceğiniz Anark-motoru ile gösterilebiliyor. İskelet, sinir ve sindirim gibi vücut sistemlerinin yanında kan dolaşımını da fare tıklamaları açıp kapayabilir yahut rahat 3D kontrolü ile istediğiniz konuma getirebilirsiniz. Visible Body istek üzerine seçilen kemik veya organın ismini de gösterebiliyor.

Setir Defterinin Yorumu: Herşeyden önce İngilizce bilginizi kontrol etmeniz gerekiyor. Eğer yeterli İngilizceniz yoksa videoları anlama güçlüğü çekebilirsiniz.

2 Şubat 2008 Cumartesi

Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı Hakkında

Aşağıdaki yazı mailden maile dolaşıyor. Yorumsuz olarak yayınlıyorum. Detaylarını bilmiyorum ama araştıracağım. Lütfen yazı hakkındaki yorumlarınız yazınız. En azından birileri yorumlar sayesinde bişeyler öğrenebilir. Yazının orjinali aşağıdadır...


Sosyal Güven(siz)lik Geliyor! Dikkat!!!
Hergün bir sürü email gönderiyoruz. Ama bizi çok yakından ilgilendiren konularda duyarsız kalıyoruz. Lütfen bütün herkesi ilgilendiren bu e-maili gönderebildiğiniz kadar çok kişiye gönderiniz... Sonuçta bu hizmetlerden bizler ve çocuklarımız yararlanacağız!!!

Şu anda mecliste bekleyen 5510 sayılı (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) yasa tasarısı eğer yasalışırsa pek çok hakkımızı kaybedeceğiz.

Sağlık ve sosyal güvenlik haklarımızda oluşacak kayıplardan bazıları şöyle:

Ø Zaten kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı hem kadınlar, hem de erkekler için 65'e çıkarılacak. (Madde 28)

Ø Emekliliğe hak kazanabilmek için yakın zamanda 5.000'den 7.000 güne çıkarılan prim ödeme zorunluluğu 9.000 gün prime çıkacak. (Madde 27)

Ø Emekli maaşları % 23 ila % 33 arasında düşürülecek. (Madde 29)

Ø Yıpranma hakkı gasp edilecek

Ø Aylık geliri 139,6 YTL'den fazla olan bütün vatandaşlar her ay 73 ila 475 YTL Genel Sağlık Sigortası primi ödemek zorunda kalacak. (Madde 88)
Ø Sadece ayakta tedavi olununca değil; hastalık, kaza, ameliyat gibi nedenlerle hastaneye yatmak gerekince de 'katılım payı' adı altında para ödenecek. (Madde 68)

Ø 'Katılım payı' gerektiğinde beş katına kadar arttırılacak. (Madde 68)

Ø Bütün sağlık hizmetleri paralı olacak.

Ø Sağlık hizmeti alabilmek için bu ülkenin vatandaşı olmak, üstelik vergi ödemek, dahası Genel Sağlık Sigortası primi yatırmak, hatta bir de 'katılım payı' ödemek yetmeyecek. Şimdi bir de 'ilâve ücret' adı altında para ödemek gerekecek. (Geçici Madde 5)

Ø Bütün dünyada anne sütünün önemi yeniden anlaşılır ve emzirme teşvik edilirken Türkiye'de 'sigortalının çocuğuna bir ay anne sütü yeter' mantığı geçerli olacak. Daha önce doğum yapan sigortalılara altı ay süreyle verilmesi öngörülen emzirme yardımı bir aya düşürülecek.

Ø Hastalanan sigortalılara verilen iş görememezlik ödeneği % 16! azalacak. (Madde 18, 19, 80)

Ø Emekli Bağ-Kur'lularının maaşından 10 yıl süreyle % 10 oranında Genel Sağlık Sigortası primi kesilecek. (Madde 88)

Ø Primini ödeyemeyen vatandaşlar sağlık hizmeti alamayacak , hastane kapılarından geri dönecek. (Madde 88, 89 ,90)

Ø Primini ödeyemeyen çiftçilerin pamuğuna buğdayına, üzümüne tütününe el konulacak. (Madde 87)

Şu anda sadece Türkiye'de değil dünyanın pek çok ülkesinde benzer politikalar uygulanmaya çalışılıyor. Devletler sosyal güvenlik ve sağlık harcamalarını azaltma çabasındalar. Fransa ve Yunanistan'da büyük grevler ve yürüyüşlerle bu yasalar engellenmeye çalışılıyor. Şu an yasanın getirecekleri ile il! gili yeterli farkındalık yok. Biz de bu yasayı engelleyebiliriz. Biz karşı koyarsak bu yasayı geçiremezler!

17 Ocak 2008 Perşembe

Sigara Gerçeği

Sigara hakkındaki tüm gerçekler aşağıdaki video'da detaylı olarak gösteriliyor. Eski bir içici olarak sigara içtiğim yıllara açıkçası çok üzülüyorum.

4 Ekim 2007 Perşembe

İnsanı ne öldürür?

101. yazımızda birazda sağlık konusuna el atalım dedim :) İnsanı musibet mi cehalet mi öldürür? Tabii ki cehalet öldürür. Geçen gün tetanos koruyucu aşımın süresinin dolduğunu hatırladım (en son İsrail'e giderken yaptırmıştım). Yeniledim aşımı ama kolum dehşet ağrıyo :) İnsanlar koruyucu iğne olanlara garip bakıyolar ama olsun. Cehaletten değil musibetten ölelimki elimizden geleni yaptık diyelim.

15 Mayıs 2007 Salı

TALASEMİ DOSYASI

Talasemi hakkında yazı yazmama sebep 30 yaşında taşıyıcı olduğumu öğrenmek oldu sanırım çokçası. Çocukluğum kilo alma sorunu yüzünden hastanelerde geçmesine rağmen hiçbir doktor bu testi yapma gereği duymadı. Evlilik için kan testi yapmamız gerektiğinden dolayı sağlık ocağına gittik nişanlım ile. Yapılan testler sonucunda Talasemi taşıyıcısı olduğumu öğrendim. Maalesef önemli bir hastalık olmasına rağmen uyarmak gerekiyor doktorları bakın benim ailemde taşıyıcı var bende de olabilir. Normalde testlerde olması gereken bişey bildiğim kadarıyla ama bunu benim ısrarım üzerine ve sadece bana yapılması garip. Lafı uzatmadan talasemi hakkında bazı yazıları aşağıda veriyorum. Sanırım aşağıdaki bilgiler genel anlamda yeterli olacaktır.

Talasemi Nedir?


Talasemi ailesel geçişi olan kan hastalığıdır. Akdeniz anemisi, Cooley anemisi olarak da adlandırılır. Bu hastalıkda kan hücreleri vücudumuzun ihtiyacı olan oksijeni dokulara taşıyamaz. Dokulara oksijen kırmızı kan hücrelerimizin %90'ını oluşturan hemoglobine bağlanarak taşınır. İşte bu hemoglobinin yapımında yetersizlik ya da bozukluk oluşursa oksijen taşıma işini yeterince yapamaz ve doku organlarda oksijenin azalması sonucu solukluk, halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı, gelişme geriliği gibi şikayetler gelişir.

Talasemi Hastalığı Nasıl Oluşur?

Hemoglobin molekülü Hem (ortasında demir vardır) ve globin (2 alfa ve 2 alfa olmayan) zincirinden oluşmuş bir proteindir. Globin anne karnında ve yetişkinlerde farklı özellikler gösteren bir proteindir.
Yetişkin bir insanda bulunan hemoglobinler şunlardır:
1. Hb A: 2 alfa, 2 beta zincirinden oluşur, %96-98 oranındadır.
2. Hb A2: 2 alfa, 2 delta zincirinden oluşur, %3.4'e kadar normaldir.
3. Hb F: 2 alfa, 2 gama zincirinden oluşur. Doğumdan sonra giderek azalır. 1 yaşından sonra 2'yi geçmez. Anne karnından ilk 3 ayda daha sonra yerini Hb F'e bırakan 3 hemoglobin cinsi daha vardır (Hb Gower 1, Hb Gower 2, Hb Portland).
Hemoglobin yapımı vücudumuzdaki bütün proteinler gibi genlerimiz tarafından kontrol edilir ve hücrelerimizin çekirdeklerinde bulunan kromozomları oluşturan DNA tarafından kodlanır. DNA hücrelerimizin beynidir ve genetik olarak ailesel özelliklerimizi nesilden nesile geçirir. DNA üzerinde oluşan mutasyon dediğimiz değişiklikler hastalıklara yol açar. Talasemiden de DNA'nın değişik yerlerinde oluşabilen çeşitli mutasyonlar sorumludur. DNA üzerinde mutasyonlar sonucu hemoglobini oluşturan globin zincirinde yapım bozuklukları ortaya çıkar. Bu kalıtsal hastalıklara talasemi sendromları adı verilmektedir. Bu gurup hastalıklarda alfa ve beta zincirinin eksik sentezi sonucu hemoglobin A (Erişkin Hb) yeterince oluşamaz. Yapımı azalmış bir zincir başka bir zincirin daha fazla yapılması ile düzeltilmeye çalışılır. Alfa zincirinin yapımı az ise alfa talasemi, Beta zincirinin yapımı eksik (B-) veya yok (BO) ise beta talasemi oluşur. Beta talasemisinde beta zinciri yeterince yapılmadığından ya Hb F'in gama zincirlerinin, ya da Hb A2'nin delta zincirlerinin sentezi artar ve beta talasemide Hb F ya da Hb A2 artar. Alfa talasemide eksik olan alfa zinciri yerine ya Beta zinciri (Hb H) ya da gama zinciri aşırı yapılır (4 gama zinciri=Hb H Barts).


Hangi Bölgelerde Talasemi Riski Fazladır?

Dünyanın bazı bölgelerinde talasemi riski fazladır. Güney ve Güneydoğu Asya, Güney Çin'de alfa talasemi, Ortadoğu, Türkiye, Yunanistan ve İtalya gibi Akdeniz ülkelerinde beta talasemi riski fazladır. Ülkemizde beta talasemi taşıyıcılarının ülke çapında sıklığı %2-3'tür. Bazı bölgelerimizde (Akdeniz, Ege, Trakya) ve göçmen ailelerde (Batı Trakya, Bulgaristan, Yugoslavya) bu sıklık çok artar. En yüksek değer Batı Trakya Türklerinde %10.2 olarak bulunmuştur. Kıbrıs'ta talasemi taşıyıcılığı %15 civarındadır.


Talasemi Taşıyıcılığı (Talasemi Minör): Hastalık değildir. Taşıyıcı kişiler hiçbir hastalık belirtisi göstermezler,kan sayımları sonucu hafif kansızlık görülebileceğinden çoğu zaman demir eksikliğine bağlı kansızlıkla karışabilmektedir.Taşıyıcılar hastalığı kalıtsal olarak çocuklarına geçirebilirler.

Talasemi Hastası (Talasemi Major): Anne ve babanın taşıyıcı olması durumunda doğan ağır hasta çocuklardır.Bu çocuklar doğumda normaldirler ancak 3-4 aylıktan sonra kendilerine gereken kırmızı kan hücrelerini üretemezler ve kansızlık belirtileri ortaya çıkar.( Solukluk, huysuzluk, halsizlik, iştahsızlık, karın bölgesinde büyüme gibi).Yaşayabilmeleri için ömür boyu düzenli aralıklarla kan nakline ihtiyaç duyarlar ve vücutlarında açığa çıkan fazla demirin zararlı etkilerinden korunmaları amacıyla desferroksamin isimli ilacın hergün 12 saat boyunca bir pompa aracılığı ile karın bölgelerine uygulanması gerekir.
Talasemi önlenebilir bir hastalıktır. Anne ve baba taşıyıcı olup olmadıklarını evlenme veya çocuk sahibi olmadan önce basit bir kan testi ile öğrenebilirler.
Eşlerden birinin taşıyıcı olması durumunda hasta çocuğa sahip olma olasılığı yoktur ancak her gebelik için %50 taşıyıcı doğma olasılığı vardır. Taşıyıcılar hasta değillerdir.
Eşlerden her ikisinin de taşıyıcı olması durumunda her gebelik için %25 olasılıkla hasta çocuk sahibi olma riski vardır ancak doğum öncesi tanı yöntemleri uygulanarak sağlıklı bebek sahibi olunabilir.
Günümüzde talasemi hastası çocuklar taşıyıcı olduklarını bilmeyen anne babalardan doğmaktadırlar. Evlilik öncesi basit testler ile taşıyıcı olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz, unutmayınız ki modern tıp sayesinde her ikisi de taşıyıcı olan çiftler bile sağlıklı bebek sahibi olabilmektedir.

T. Minor, T.major’a göre çok daha hafif seyreder. Bireylerdeki tek bulgu sadece kansızlıktır. Kişiler sadece halsizlikten şikayetçidirler. Hatta bazıları evlenme işlemlerinde yapılan (zorunlu) kan testine kadar hastalıklarını bilmez.Bu gruptaki hastalarda yapılan tahlilde, serum demir düzeyi normal veya artmıştır. En çok görülen kansızlık çeşiti olan ve bu hastalıkla en çok karıştırılan Demir Eksikliği Anemisi’nde ise demir azalmıştır. Tanı, “Hemoglobin Elektroforezi” ile konur. Bu hastalığın anlaşılmasında işe yarayan en önemli tahlil kıstaslarından biri olan HbA2 ( kanda oksijenin taşınmasını sağlayan hemoglobin molekülünün küçük fraksiyonu) normal kişilerde %3,4 iken bu hastalıkta % 7 ye yükselmiştir; HbF ise hafif düzeyde (%2-6) artmıştır. T. Minor’ün esas önemi bu hastalığın evli çiftlerin her ikisinde de olmasında ortaya çıkar; çocuğun %25 T. Major (yani hastalığın esas ağır ve ölümcül seyreden cinsinden) olma riski mevcuttur.

Paylaş

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites